Ürünlerde Yaşanacak olan Gelişmeler

Ahir zamanda teknoloji alanındaki her gelişme hiçbir ayrım gözetmeden tüm insanların yararına kullanılacaktır. Şu an sadece belirli zümreler ya da toplumlar teknolojinin sağladığı kolaylıklardan, güzelliklerden ve imkanlardan faydalanabilirken, Altınçağ'da tüm dünya halkları, ırk, yaş, cinsiyet, dil farkı gözetilmeden, eşit bir şekilde teknolojiden istifade edebileceklerdir. Zengin olan da fakir olan da bu nimetlerden aynı oranda faydalanabilecek, kimse ayrıcalıklı olmayacaktır. Hiçbir insan açlık, sefalet çekmeyecek, çok büyük bir bolluk ve bereket içinde yaşayacaktır. Bu bolluğun sağlanması için de eldeki tüm teknolojik imkanlar kullanılacak, sağlıklı, lezzetli, dayanıklı, ucuz ve çok bol ekin veren bir tarım sistemine geçilecektir. Bu konudaki teknolojik gelişmelerin neler olabileceği günümüzün bilimsel gelişmeleriyle de yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Özellikle de genetik alanında yapılan çalışmalar Altınçağ'da yaşanacak olan bolluk ve bereketin birer habercisidir.

Genetik bilimi bitkisel ve hayvansal besin üretim alanlarında çok geniş bir uygulama alanına sahiptir. Bitkilerin genetik şifrelerinde, yani DNA'larında, hastalığa sebep olan özelliklerin iyileştirilmesi, kalitenin ve dayanıklılığın artırılması yavaş yavaş mümkün olabilmektedir. Sağlıklı bir ürünün iyi ve kaliteli hammaddelerden elde edilebileceği düşünülürse, bu yöntemlerle soğuğa, sıcağa ve fazla tuza dayanıklı bitkilerin üretilmesi sağlanıp, tarım alanında çok köklü bir yenilik olacaktır. Bu şekilde herhangi bir üründeki protein ya da vitamin oranlarının artırılması, DNA parçaları aktarılarak sağlanabilecektir. Aynı yöntem kullanılarak hastalıklara, zorlu iklim şartlarına ve zararlı haşarelere dayanıklı bitkiler elde etmek üzere çalışmalar devam etmekte ve çok hızlı sonuçlar alınmaktadır. Tohumlar üzerinde yapılan bu genetik çalışmalarla her türlü zararlı etki azaltılmaya çalışılmakta, önceden sadece belli mevsimlerde yetişen bitkilerin dört mevsimde de yetiştirilebilmesine çalışılmaktadır. Tüm bu çalışmaların sonuçlanması tarım alanında çok büyük bir bolluğun ve bereketin habercisi olacaktır. Ahir zamanda İslam ahlakını hakim kılacak olan samimi Müslümanlar, ürünlerde yaşanan bu bolluğu insanlar arasında adaletle dağıtacaklar, her isteyene istediğinden saymadan misliyle vereceklerdir. Allah bu üstün ahlakı gösteren tüm kullarını her dönemde çok büyük bir bolluk içinde yaşatmıştır, onları dünyada ve ahirette çok büyük nimetlerle müjdelemiştir. Bu müjde Nahl Suresi'nde bildirilmektedir:

Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97)

Genetik bilimi gibi diğer bilimsel çalışmalar da meyve, sebze gibi her türlü yiyeceğin bozulup, çürümeden daha uzun süre dayanır hale getirilmesi üzerinde yoğunlaşmıştır. Ahir zamanda yaşanacak olan bolluğun bir işareti de ürünlerin uzun süre bozulmadan dayanabilmesi, saklanabilmesi, içlerindeki her türlü zararlı maddelerden arındırılması olacaktır. Bu konuda, teknoloji alanında çok büyük gelişmeler yaşanmakta, yeni yöntemler ortaya çıkmaktadır. Işınlama, yüksek ısı, yüksek basınç ve genetik çalışmalar bu ürünlerin bozulmalarına yol açan bakterilerin etkisiz hale getirilmesini ve böylece aylarca bozulmadan saklanabilmesini sağlayabilmektedir. Örneğin yiyeceklerin gamma ya da elektron ışınlanmasıyla, bozulmasına ve çürümesine yol açan bir takım mikropların, bakterilerin, böcek yumurta ve kurtlarının azaltılması ya da tamamen yok edilmesi mümkün olmaktadır. Işın dozajına göre elde edilen sonuç da değişmektedir. Dayanıklılığın sağlanmasının yanında besin zehirlenmelerinin de önüne geçmek bu şekilde mümkün olabilmektedir. Bu işleme tabi tutulmuş yiyecekler doğal yapısındaki tadını, tazeliğini, lezzetini ve rengini aslına çok yakın bir şekilde koruyabilmekte, doğal sıvılarını da kaybetmemektedir. Işınlanan bir çilek aylarca bozulmadan buzdolabında saklanabilmekte, bir patates filizlenmeden aylarca dayanabilmektedir. Bu yolla, israfın engellenmesi, eldeki tüm zenginliğin en iyi şekilde kullanılması mümkün olabilecek, çürümelerin, bozulmaların önüne geçilebilecektir.

Henüz denenme aşamasında olan ve çok kısıtlı alanlarda uygulamaya geçen tüm bu teknolojik gelişmeler, ahir zamanda yaşanacak olan bolluk ve bereketin sağlanmasında kuşkusuz çok etkili olacaklardır. Bu sayede eldeki imkanlar en iyi şekilde kullanılacak, israf ve iş gücü en aza indirilecek, insanlar çok dayanıklı, kaliteli ve çok bol üretim yapabilecekler. Altınçağ'da tüm bu teknoloji yeryüzündeki insanların faydasına kullanılacak, nimetler insanlar arasında adaletli bir şekilde paylaştırılacaktır. Ülkeler, ırklar, topluluklar arasında hiçbir ayrım gözetilmeyecektir. Birbirinden kilometrelerce uzakta yaşayan ya da kültürel açıdan aralarında hiçbir benzerlik bulunmayan halklarda da aynı eşit dağılım ve adaletli yönetim hakim olacaktır. Yeryüzündeki bu cennete benzer ortamı sağlayacak olan da, Kuran ahlakının gerçek anlamda yaşanacak olmasıdır. Allah'tan korkup sakınan, her yaptığı işte Allah'a yönelip dönen samimi Müslümanların adil yönetimi, dünya üzerinde çok büyük bir güven, huzur ve bereket oluşturacaktır.